26 Eylül 2017 Salı
Rus ambargosu mutlu edecek.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplanıyor.
Bunu yapmayan yandı! Cezası 571 lira.
Esentepede Satılık İmarlı Konut Arsaları.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bekir Sıtkı Erdoğan ve Eşi Zeliha Teyze
21 Temmuz 2011 Perşembe 13:19

Bekir Sıtkı Erdoğan ve Eşi Zeliha Teyze

Karaman'lı Milli şairimiz Bekir Sıtkı Erdoğan’ ın İstanbul Anadolu yakasındaki evindeyiz. 2011 kışı ama hava oldukca ılık. Biraz önce Zeliha Teyzemiz bizleri öyle sıcak karşıladı ki sanki anamızın evine geldik.

İstanbul Karamanlılar Vakfı Başkan Yardımcısı Nuran Uyar, Hollanda Karamanlılar Vakfı Başkanı Uğur Şen, başkan yardımcısı Erdoğan Yüce, bendeniz Murat Ay milli şairimize bin bir heyecanla konuk olduk. Zeliha teyzemizin ardında yine ayakta ünlü şairimiz. Her halinden belli, o da heyecanlı. El yapımı kitap dolaplarıyla döşenmiş, birkaç kanepeden oluşan çok sade bir Karaman Evi’ndeyiz.

Hocamızın ve Zeliha Teyzemizin elini öpüyor ve gösterilen yerlere oturuyoruz. Bilmiyoruz ki biraz sonra edebiyat, şiir, tarih deryalarında yüzeceğiz. Milli Şairimizin ışıltılarına boğulacağız ve teyzemizin sürprizleriyle hayretler içinde kalacağız.

Hoş sohbetten sonra hocam parıltılarını saçmaya başlıyor. Dalıyor şiire.
-“Aruz edebiyatını tutuyorum ama dilini tutmuyorum. Karacoğlan, Yunus Emre bakın hiç kayboluyor mu?” Diyor. Edebiyatımızda, şiirlerimizde duru ve temiz Türkçemizin kullanılmasının önemini vurguluyor.

Nuran Hanım Alman Lisesi’ nin hazırlattığı şairimizin şiir kitabını soruyor. Milli Şairimiz eşine dönüyor, -“ Zeliha Hanım bir bakarmısın olması lazım misafirlerimize hediye edelim.” Diyor. İçimden, kalmadı artık böyle beyefendiler diye geçirirken Zeliha Teyze bir çırpıda kitapları bulup bizlere sunuyor.

Bizler gömü bulmuş gibi şiir kitabına göz atarken şairimiz devam ediyor. –“ Her şeyin bir aracı vardır. Çorba içerken kaşık kullanırız. Eğer avucumuzla içmeye kalkarsak her yanımıza bulaşır berbat olur. Bir yerlere giderken otomobil ya da uçak kullanırız.

Duygularımızı şiire dökerken aruz kullanırız, hece vezni kullanırız. Nasıl ki önce kağnı sonra fayton ve sonra da otomobile geçildiyse, şiire de geçmişten günümüze her devir ustalar bir şeyler katarak bu güne gelinmiştir.” Diyerek şiirin gelişimine değiniyor.

-“ Rahmetli Nihat Sami Banarlı’ nın son günleriydi. Hastalığı iyice ağırlaşmıştı. Bebek’ teki evinde ziyaret ettik. “Bak sen milli şairimizsin. Ben bir izah koydum, söyledim ama açıklama yapmadım. Vaktim de olmadı. Onu yapmakta sana düşer. Aruzu bilmek lazım. Biz şair değiliz sadece bir dergi çıkarıyoruz.” Dedi. –“Nerede yapacağım.” Dedim. “Alper Tuğa Sagusu’ n da yapacaksın.” Dedi. Zeliha Teyzemiz araya giriyor -“Çay demlenmek üzere.” Bizler biraz mahcup itiraz ediyoruz.

Seksen küsur yaşındaki teyzemizi yormak istemiyoruz. Ama nafile milli şairimizin yol arkadaşı çoktan çayı demlemiş ve hatta biz geleceğiz diye börekler çörekler yapmış bile. Mahcubiyetimiz artıyor. Ama içimizden de bu yaşta börek, çörek! Maşallah diye hayrete düşüyoruz. Nuran Hanım Teyzemize yardımcı oluyor.

Afiyetle çaylarımızı yudumluyor, teyzemizin çöreklerini afiyetle yiyoruz. Hocam odaya ilk girişimizde dikkatimizi çeken kitap dolabını kendisinin yaptığını anlatıyor. Bravo hocam, demek mobilyacılık ta elinizden geliyormuş diyorum. Hepimiz incelikle ve ustalıkla yapılmış kitap dolabını inceliyoruz. Hocam şair çok okumalı değil mi? Diyorum. –“ Tabii çok okuyacaksın, araştıracaksın ve çok duyarlı olacaksın ki duygularını nitelikli bir şekilde dizelere dökesin.” Diyor.
Şiirle ilgili pek çok konuya değiniyor.

Yazdığı yeni, eski pek çok rubaisini, şiirlerini bizimle paylaşıyor. Zeliha Teyzemiz sanki Milli Şairimizle bütünleşmiş. Sanki O olmuş. –“ İlk tayinimiz Erzurum’ a çıktı derken, teğmen olduk derken sanki ikisi bir bütünmüş gibi yürekten söylüyor.
Şairimizin cancağızı, yol arkadaşı, tamamlayıcısı Zeliha Teyzemiz bu ziyaretimizde böylesine anlamlı izleri hepimizin kalbine serperek belleğimize kazımıştı.

28 Haziran 2011 yaz tatili için Karaman’ da yım. Cep telefonuma bir İKEV mesajı geldi. Korkarak okuyorum. Milli Şairimiz ve vakfımızın kurucu üyesi Bekir Sıtkı Erdoğan’ ın eşi Zeliha Erdoğan…
Boğazım düğümleniyor. Şairimizin cancağızı artık yok. Bir çok şiirinde kendisine ilham veren, şairimizle bütünleşen Zeliha Teyzemiz ışıklara bürünmüş. Sıcacık çayı, o güzelim çörekleri, soylu duruşu gün boyu ve hatta şimdiye değin beni terk etmiyor.
Zeliha Teyze …

IŞIKLAR İÇİNDE YAT EMİ.

Karamaninternet.com

Kaynak: Murat Ay

Bu haber toplam 1719 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ