26 Haziran 2017 Pazartesi
Rus ambargosu mutlu edecek.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplanıyor.
Bunu yapmayan yandı! Cezası 571 lira.
Esentepede Satılık İmarlı Konut Arsaları.

Mehmet Asil YILMAZ / Doğa'nın Gücü

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BİR ANIMI SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTİYORUM.

09 Haziran 2017 Cuma 11:08

Çukurova tarımının yıllardır simgesi haline gelen pamuk bitkisi’’ hastalık ve zararlılara ‘’karşı duyarlı bir kültür bitkisidir . Üniversitede görev yaptığım yıllarda günlerden bir gün sabahın erken saatlerinde üreticilerin şikayetleri üzerine ‘’ sorunu yerinde incelemek için pamuk tarlalarını ‘’ görmeye gitmiştim.

Üreticilerle kararlaştırdığımız yörede ,sorunlu pamuk tarlasının olduğu yerde de buluşmuştuk. Geçmiş günler de olduğu için hangi hastalık etmeninin gittiğimiz yerde ki pamuk bitkisine zarar vermişti veya hangi virüs hastalığını saptamıştım üreticilere ne tür kontrol yöntemleri uygulamaya koymalarını önermiştim, maalesef şimdi hatırlayamıyorum.

O seyahatimde unutamadığım tek şey ‘’Hayriye Bacı’’ şiiri ile ilgili anım olmuştur. Araziye giderken sabahın erken saatlerinde tarlasında pamuk bitkilerinin sıraları arasındaki otları çapalayan kadınları görmüştüm. Akşam üzeri geç vakit fakülteye dönerken de yine aynı tarlada aynı kadınların pamuk bitkilerini çapalarken gördüm ve şaşırdım , demek ki ‘’bu kadınlar ekmek parası için bütün gün tarlada çalışmışlar ve hala da çalışıyorlar ‘’ dedim. Onları geç saatlerde çalışırken görünce içim içten içten burkuldu .

Yavuzlar semtine gelince şoföre ;en yakın bir lokantanın önünde dur ‘’dedim. Şoförde pekiyi hocam dedi ve gördüğümüz ilk lokantanın önünde arabayı durdurdu ve lokantaya birlikte girdik ve bir masaya şoförle oturduk ona ‘’sen istediğin yemeğin siparişini hem kendin için ve hem benim için de ver ama bana hiç bir soru sorma ,konuşma ve sessiz ol’’ dedim . Sonra masanın üzerinde ki kağıt peçetelerden birkaç tanesini aldım ve üzerlerine aşağıda okuyacağınız ‘’Hayriye Bacı ‘’ şiirimi oracıkta yazdım.

Haydi o gün yazdığım şiirimi gelin birlikte okuyalım:

‘’Vur Hayriye Bacı vur,
Pamuk köküne çapanla vur,
Yüzün gibi kırış kırış toprağı vur,
Seni bu hale getirenlerin şerefine şerefine vur.
Sütlü kahve ile sosisli çedar peyniri yedin mi ?
Misafirlerine elmalı pasta verdin mi ?
Bir sıra atla, öteki pamuk köküne de vur
Vur bir daha vur, yolsuzluk yapanların tepesine tepesine vur.
Doğal gazlı fırın nedir bilir misin ?
Çeşit çeşit aklama tozları çıktı ,satın alabilir misin ?
Çamaşırlarını sen nasıl aklarsın, Hayriye Bacı ?
Televizyonun var mı, Hayriye Bacı ?
Öğlen oldu piknik tüpünü yak da
Yağsız aşını ocağa vur Hayriye Bacı…
Kalk oyalanma kalk çavuşun düdük çalıyor, iş başına.
Hızlı hızlı yanındaki pamuk köküne de vur,
Vur ağan geliyor biraz daha çabuk çabuk vur ,
Vur seni bu hale getiren efendilerinin şerefine şerefine vur….
Çadırında sivrisinek vardır ,Hayriye Bacı?
Onlar da birer ağa biliyor musun, Hayriye Bacı.
Hastalanma yevmiyen verilmez , bundan da haberin var mı ,Hayriye Bacı
Sigortan var mı Hayriye Bacı?...
Vur durma vur ağalarının şerefine de vur
Vur durma vur birazcık daha hızlı hızlı vur
Yolucuların ,hırsızların ,bizi aldatanların şerefine de vur
Vur için açılır bir de suntacıların , yandaşların , yalakaların şerefine şerefinede vur
Vur bir de için açılır mangalda kül bırakmayan
Bizim gibi salon sosyalistlerin şerefine şerefine de vur’’.

Gerçekten o yıllarda sivrisinek çoktu .Çalışanlar pis suları içiyorlardı ve ilkel koşullarda yaşamlarını sürdürüyorlardı. Bugün ise o günlere göre yaşam koşulları iyileşti ancak hükümetin henüz anlamadığım sebeplerden veya yanlış politikaları yüzünden ovada pamuk tarımı eskiden olduğu gibi geniş alanlarda yapılmıyor. Maalesef ‘’saman gibi yurt dışından pamuğu da ithal eder duruma ‘’ geldik. NİYE

Mehmet Asil Yılmaz

Bu yazı toplam 70 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ