02 Eylül 2014 Salı
Karamanda Satılık Dublex Daire.
Karamanda Satılık Elma Bahçesi.
Esentepede Satılık İmarlı Konut Arsaları.
Ramazan ayı kutlama mesajları.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Karamanlı Muammer Baran Kimdir ?
25 Mayıs 2012 Cuma 19:39

Karaman'lı Muammer Baran Kimdir ?

Hasan Pınarbaşı'nın Karaman'ın Geçmiş Elli Yılı ve Tanınmış Kişileri kitabından özetlenmiştir.

Muammer Baran: 

1926 yılında Mansurdede Mahallesinde Lel Hamamı yanındaki evlerinde doğmuş. Babası Hasan Efendi dayhana ve ağdacılıkla uğraşırmış.

Annesi Fadim hanımdır. İlkokul ve Ortaokulu Karaman'da, Liseyi Konya'da okumuş. Babamın sınıf arkadaşıdır. İki ablasından biri evlenerek Ereğli'ye gitmiş. Diğer ablası ise emekli öğretmen Mukaddes Güzelant'tır. Abisi Karaman Belediyesi eski başkanlarından İbrahim Baran'dır. Muammer Baran amcamız, yedek subay olarak askerlik yaptığı sırada kuleden paraşütle atlama eğitimi sırasında paraşütü geç açılmış, işte ne olduysa bu arada olmuş, psikolojik hastalığının başlangıcına sebep olmuştur.

Evlenmiş, fakat çok geçmeden eşinden ayrılmıştır. Bu evlilikten Hasan isimli bir oğlu olmuştur. Muammer Baran rengârenk giyinirdi. Disiplinliydi. Felsefi tartışmalarda bulunur, söyleşilerinde ilginç fikirler ortaya koyar, kimsenin aklına gelmeyen kıvılcımlar saçardı.

Karaman halkı, onbaşı (Veli Çavuş) ve bölükbaşının Millet Partisinin odacısı Mustafa amcanın cenaze törenlerinde gösterdiği vefayı Muammer Baran'a da göstermiş. O 29 Nisan 2004 Perşembe günü aramızdan ayrıldığında, haber bir anda kulaktan kulağa yayılmış. Günlük telefon görüşmelerinde konu olmuş, böylelikle sadece Karaman değil Türkiye, hatta dünyanın haberi olmuştur. 30 Nisan 2004 Cuma günü işini gücünü bırakan binlerce Karamanlının katıldığı bir törenle yaşayacağı yeni adresine taşınmıştır.

Anısına Ahmet Mısırlıoğlu’nun yazdığı bir şiir:

KARAMAN'IN SEMBOLÜ MUAMMER BARAN

Bir Muammer Baran geldi geçti Karaman'dan,
Şu karası akından çok muammadan
Mehmet Emine sorarsanız O bir gizli evliya,
İsa dosta sorarsanız

Kara donlu Beytullah'da rüyaya giren bir veli
Okumuşa sorarsanız altı lisan bilen bilgi seli
Ve daha birçok görüş var hakkında hepsi birbirinden değerli
İsteyen O'nu istediği gibi tarif edebilir ama
Zekâsından kıvılcımlar saçan bu rengârenk zata
Bir şeyler ekler veya eksiltmeye kalkarsanız
O hiçbir zaman Muammer Baran olmaz işte bu kesin
O Karaman'ın yürüyen süslü vazosuydu
Muzaffer bir kumandan gibi gezerdi caddelerini
Sanki bilir gibiydi dünyanın gelmişini geçmişini
Bilir gibiydi altını üstünü yalan gerçeğini
Hadi itiraf edelim şimdi kaç kişi var aramızda
Ezbere okuyan kırk bir mısralık İstiklal Marşını
Bir solukta Faruk Nafizin Han Duvarları'nı
Bir meş'ale gibi aydınlattı Karaman'ı
Neticede O bir öğretmendi

Söylemeden geçemeyeceğim zaten sormazsanız da söyleyeceğim
Daha ben O'nun fotoğraflarını çekecektim çekemedim
Heykelin dikilmeli Cumhuriyet Park’ına diyecektim diyemedim
Ben diyemedim ama O dedi yerli yerince
"Öbür tarafta birbirimizi kurtaracağız inşallah" diyerek gitti
Hem de dünden gönüllü gitti özlediği yeni semtine
Mütebessim mütevekkil ve bilgece
Türkçe’yi İstanbul şivesiyle konuşan bu naif insan
Hava şeker şerbet bir bahar aylardan yirmi dokuz Nisan
Bir nebze olsun borcunu ödedi vefa gösterdi
Şiirlerle ilâhilerle uğurladı O'nu bütün Karaman
Evet, hayatı kutsal bir azaptı belki
Ama O boynunda asılı çalışmayan kocaman saatiyle
Elinden eksik etmediği kitabıyla ağız mızıkasıyla
Meyveler asılı bisikletiyle bizim sembolümüzdü
Zarafetin son temsilcisi
Bir eski zaman beyefendisiydi
O yüzyıllardır söylenegelen
Karamanoğlu Mehmet Beyin Fermanı
Yunus Emre'nin sevgi dolu sesiydi
O Başöğretmen Mustafa Kemal'in emanetiydi
Ne mutlu Karaman'a ne mutlu Karamanlıya
Sahi ne güzel bir insan, ne hoş bir insan
Boşalan boşluğu doldurulamayan
Şu bizim Muammer Baran
(25 Kasım 2005)

Bu haber toplam 7144 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ