21 Temmuz 2017 Cuma
Rus ambargosu mutlu edecek.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplanıyor.
Bunu yapmayan yandı! Cezası 571 lira.
Esentepede Satılık İmarlı Konut Arsaları.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MHP Karaman Milletvekili adayı Hamza Koçakın 23 Nisan Mesajı
23 Nisan 2011 Cumartesi 04:12

MHP Karaman Milletvekili adayı Hamza Koçak'ın 23 Nisan Mesajı

MHP Karaman Milletvekili Adayı Hamza KOÇAK, ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ dolayısıyla Yazılı bir mesaj yayınladı

 Yıllarca savaşmış, yorgun düşmüş ve sayısız şehit vermiş bir milletin özgürlük ve halk egemenliği inancının sarsılmaz bir kararlılıkla inşa ettiği en büyük eserlerden biri Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) olmuştur. Genci yaşlısı ve kadını erkeğiyle Anadolu’nun dört bir yanında düşmanla çarpışan Türk milletinin sesi olan Temsilciler, 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanmış, kılınan Cuma Namazı’nda sonra dualar, salalar, hatimler ve kurbanlarla büyük bir coşku ve gururla TBMM’ni açmışlardır.

 Egemenliğin yegâne ve mutlak sahibi olan Türk milletinin, bu yetkisini temsilcileri eliyle kullanmaya başlaması Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışıyla gerçekleşmiştir. TBMM, milli mücadelenin hukuki ve siyasi merkezi olmuştur. Bu sebeple TBMM, Türk milletinin küllerinden doğan yeni bir Cumhuriyetin kurucusu olma onurunu taşımaktadır. Çok zor şartlar altında kurtuluşu ve yeniden kuruluşu gerçekleştirmeyi başaran TBMM, 91 yıldır halkın sesi olmuştur.

 Kurtuluş savaşını yürüten, diğer yandan da Türkiye Cumhuriyetinin kurulması için emek sarf eden Meclis, bağımsızlığın, egemenliğin, birlik ve beraberliğin sembolü ve en büyük eseridir. TBMM ile gelen Milli iradeye dayalı parlamenter sistem, o yıllardaki sayısının çok az olduğu dikkate alınırsa, Türkiye için bir yenilik olmanın ötesinde dünyaya da örnek olmuş büyük bir adımdır.

 Demokratik sistemimiz, bugün de bazı aksaklıklara rağmen devam etmektedir. Bu sistem, vatandaşlarımız arasındaki farklılıkları değil, ortak noktaları pekiştirmek zorundadır. Ülkemizin, birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bu günlerde, TBMM’nin ne için kurulmadığını da bilmek gerekmektedir. Zira TBMM, ayrılmak için bir araya gelenlerin dönemsel ve anlık ittifakıyla hayata geçmemiştir. Farklılıklara dayalı bir millet yapısının oluşması için kurulmamıştır. Batılı güçlerin planlarını ve heveslerini karşılamak için kurulmamıştır. Millet egemenliğinin sulandırılması ve etnik kimliklerin demokrasi adı altında teşvik edilmesi için de kurulmamıştır. TBMM, Türk milletini yükseltmek ve yüceltmek amacıyla vatanın her yöresinden, milletimizin her kesiminden aziz temsilcileri bir araya getirmek ve bölünmez bir bütün halinde varlığını sürdürmesini temin etmek için kurulmuştur.

 Türkiye Cumhuriyetinin; demokratik, laik ve hukuka dayanan bir devlet olarak ilelebet yaşamaya devam etmesinin önemine inanan Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu kutlu günü geleceğimizin teminatı çocuklarımıza armağan etmiştir. Gençliğe verilen belki de en manidar ve değerli armağan olan 23 Nisan Bayramı, aynı zamanda Cumhuriyet çocuklarına büyük sorumluluklar da yüklemektedir. Unutulmamalıdır ki, 23 Nisan sadece Çocuk Bayramı değil; bir yandan da “Ulusal Egemenlik” bayramıdır.

Bu kutlu günün Cumhuriyet çocuklarına armağan edilmiş olması ve günümüzde yaşadığımız sıkıntıları anlamamızı kolaylaştırması sebebiyle, Atatürk’ün gelecek nesillere yaptığı hitabı hatırlatmakta fayda vardır. Gazi Mustafa Kemal çocuklarımıza şöyle seslenmektedir:

 Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

 23 Nisan 1920 tarihinin 91. yıldönümünde, çocuklarımızın, Cumhuriyetin ve TBMM’nin hangi şartlar altında ve hangi ilkelere dayanarak kurulduğunu hiçbir zaman aklından çıkarmayacağını temenni ediyorum.

 Bu vesileyle, TBMM’ni kuran ve bize emanet eden, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kurucu kahramanlarımızı ve vatanımızın selameti için canlarını seve seve ortaya koyan muhterem şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.  

Bu haber toplam 690 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ