24 Ekim 2017 Salı
Rus ambargosu mutlu edecek.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplanıyor.
Bunu yapmayan yandı! Cezası 571 lira.
Esentepede Satılık İmarlı Konut Arsaları.
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Sağlık şehirleri geliyor, Karamanın Olmadığı İller Hangileri?
29 Mayıs 2011 Pazar 02:40

Sağlık şehirleri geliyor, Karaman'ın Olmadığı İller Hangileri?

AK Parti’nin sağlık alanındaki çılgın projesi de ‘şehir hastaneler’ olacak. Projeyle eski yapıdaki hastaneler tarihe karışırken, kampüs hastaneler dönemi başlayacak.

‘Devasa yeşil bir alan. Etrafı fıskiyeli havuzlarla çevrili. Bir noktadan diğer bir noktaya yürüyen bantlar. Golf arabaları üzerinde taşınan hastalar, cincırla (iki tekerlekli araç) gezen doktorlar! Tek kişilik süit odalar, çatılarda heliport alanlar... İçerisinde alışveriş merkezi de var, şehir dışından gelenlerin kalacakları mekânlar da...’

Bahsettiğimiz 5 yıldızlı lüks bir otel ya da özel bir hastanenin görüntüsü değil. 2015 Türkiye’sinde neredeyse her ilde yükselecek bir ‘devlet hastanesinin’ görüntüsü sadece! Başbakan Erdoğan’ın şimdilerde seçim meydanlarında sıklıkla dile getirdiği ‘şehir hastaneleri’ projesinin ayrıntıları bu anlattıklarımız.

Bir zamanlar koğuş sisteminin hâkim olduğu, 6 kişinin aynı odada yattığı, ameliyathanelerin steril olmadığı, polikliniklerin ise içler acısı durumda olduğu devlet hastaneleri dönüşüm üzerine dönüşüm yaşıyor. Ek binalar ve mevcut hastaneler üzerinde yapılan iyileştirme çalışmaları ile bir zamanlar 5 bin olan nitelikli yatak sayısı 50 bin civarına kadar yükseldi; ancak bu bile sağlık hizmeti için yeterli değil.

Sağlık Bakanlığı, bu açığı kapatmak adına devrim gibi proje için düğmeye bastı. Kamuda ilk kez uygulanacak yeni modelle 5 yıldızlı otel görünümündeki dev sağlık komplekslerini hayata geçirmeye hazırlanan Bakanlık, 2015 yılına kadar ‘şehir hastaneler’ projesini tamamlayacak. Bu projeyle sağlıkta istihdam da yüzde 30 artacak.

Başbakan Tayyip Erdoğan, İstanbul’un çılgın projesinin ardından mitinglerde en fazla bu proje üzerinde duruyor. AK Parti’nin 2023 vizyonu seçim beyannamesinde ve meydanlarda “Sedye üstünde, hastane hastane taşınma devrine son. Hasta yürüyen bantlarda taşınacak.” sözleriyle duyurmuştu projeyi Erdoğan. Ancak içeriğine dair herhangi bir bilgi vermemişti. Aslında projenin startı da bundan 5 yıl önce verilmişti.

Sağlık Bakanlığı’nın başlattığı sağlıkta dönüşüm programının hedeflerinden biri de Türkiye’deki sağlık tesislerini dünya standartlarına uygun hâle getirmekti. Bu amaca ulaşmak için kamunun yatırım gücünü göz önünde bulunduran bakanlık, yeni bir sistem arayışı içine girdi.

Öncelikle Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, Amerika, Kanada, İngiltere, İtalya, Fransa ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde sıklıkla uygulanan Kamu-Özel Ortaklığı (Public Private Partnership-PPP) yatırım modelini incelemeye aldı. Ardından bunun Türkiye’de uygulanabilirliği masaya yatırıldı. 2005 yılında 5396 sayılı sağlık hizmetleri temel kanununa bir ek madde eklenerek altyapı oluşturuldu. Sonrasında 2006 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile sağlık tesislerinin kiralama karşılığı yaptırılması ile tesislerdeki hizmet alanlarının işletilmesi karşılığında yenilenmesine dair yönetmelik yayımlandı. Bakanlık bu işi yürütmek için de Kamu-Özel Ortaklığı Dairesi Başkanlığı’nı kurdu. Kurum, faaliyet planının ilk sırasına da Başbakan’ın meydanlarda duyurduğu şehir hastaneleri projesini aldı.

Projeyle, İstanbul’daki adliye saraylarının birleştirilmesinin ardından hastaneler de birleşme dönemine girerek devasa sağlık kompleksleri yapılacak. Projenin hedefinde Türkiye genelinde 32 bin 220 yataktan oluşan sağlık kampüsleri var. Sağlık Bakanlığı bu bağlamda 28 ilde uygulanacak projelerin arsa tahsis çalışmalarını başlattı. Şimdilik 27 ilde çalışmalar tamamlandı. Bakanlık, 14 sağlık kampüsü, iki eğitim araştırma hastanesi, bir fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezi ve bir psikiyatri-adli psikiyatri paketinin fizibilite çalışmalarını tamamladı ve Yüksek Planlama Kurulu’ndan onay aldı. Tasarlanan projeler tamamlandığında sağlık alanında yaşanan tüm sıkıntıların sona ermesi, vatandaşların devlet hastanelerinde özel hastane hizmeti alması amaçlanıyor. Peki, sistem nasıl işleyecek?

İlk sağlık kenti Kayseri’ye

Kamu özel ortaklığıyla yapılacak sağlık şehirlerinde arsanın tahsisi devlete, inşa işleri ise özel sektöre ait olacak. Yani devlet arsayı verecek, özel sektörden istediği standartlarda bir hastane yapmasını isteyecek. Yatırımcı, finansmanı kendisi sağlayacak. Tıbbi işletmesini ise Sağlık Bakanlığı üstlenecek. Bakanlık, bu kampüslerde kiracı olacak ve yapılan anlaşmaya göre özel sektöre yıllık (25-30 yıl) kira ödeyecek. Komplekslerden ilki, ihalesi tamamlanan Kayseri’de yapılacak. Ardından Ankara’da iki, İstanbul’da ise üç sağlık kenti projesine başlanacak. Şu an için Ankara’da Etlik ve Bilkent, İstanbul için de Üsküdar ve İkitelli projenin yapılacağı yerler.

Şartlar üzerinde anlaşılırsa özel sektör, bu hastanelerin sağlık birimi alanları dışında kalan bölümlerini otel olarak işletebilecek. Buna göre de kiralarda düşme olabilecek. Ayrıca, ameliyathane çalışmadığında, bir poliklinik hizmet vermediğinde ya da havalandırma tesisatı çalışmadığında, o gün o birimlerden elde edilecek gelir veya oluşan aksilik ödenecek kiradan düşülecek.

Sağlık Bakanlığı Kamu Özel Ortaklığı Daire Başkanı Abdulvahap Yılmaz, projenin dünyada bir benzerinin olmadığına dikkat çekiyor. Projeyi, Avrupa ve dünyada hazırlanmış olan en son ve en büyük hastane projeleri şeklinde nitelendiriyor: “Bu projeler ile eskiden devlet hastanelerinde oluşan tüm kötü manzaralar ortadan kalkmış olacak. Vatandaşımız sağlık alanında hak ettiği değeri alacak. Hastalar bu kampüslere geldiğinde sosyal yaşam alanları ile iç içe olacak. Sadece binadan ibaret olmayacak. Burada insanı motive edecek, iyi hissettirecek alanlar da bulunacak. Eskiden yatak başına düşen 40 ile 50 metrekarelik alanlar bu projelerde 180 ila 200 metrekareye çıkacak. Teknolojik açıdan ise kamuda ilk defa bu projelerde gri su sistemi ile yangın zonlama sistemi uygulanacak. Yangın zonlama ile bir yerde oluşacak yangın diğer bir tarafa sıçrayamayacak.”

Yılmaz, şehir hastanelerinin farklı alanlarda uzmanlaşmış hastaneler olacağını belirtiyor. Hastaların bir hastaneden diğerine koşturduğu günlerin tarihe karışacağına dikkat çekiyor: “Dev hastanelerin içinde kanser, kadın doğum, genel cerrahi, ortopedi, onkoloji, çocuk, psikiyatri gibi büyük bölümler bir arada olacak. Bunun yanı sıra araştırma birimleri, rekreasyon alanları, alışveriş merkezleri, konaklama tesisleri de bulunacak. Hastayı röntgen için, tetkik için sokakta, hastane bahçesinde sedyeyle dolaştırma devri kapanacak. Hasta, yürüyen bantlarda taşınacak.”

Planlamaya göre sağlık komplekslerinin kurulacağı iller, İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Erzurum, Kayseri, Samsun, Van, Urfa, Diyarbakır, Elazığ, Trabzon, Konya, Antalya, Kocaeli, Bursa, Yozgat ve Manisa. Yatak başına 200 metrekare alan düşecek.

Uzay üssünü andıran ‘Sağlık Kentleri’nin içerisinde uzmanlaşmış ihtisas hastaneleri, yüksek teknolojiye sahip laboratuarlar, araştırma merkezleri, sağlık teknoparkları, sosyal tesisler, otel ve medikal oteller, kapalı otoparklar ile peyzaj alanları bulunacak. 1 milyon metrekarelik alanlarda gerçekleştirilecek projelerin maliyeti ise her biri için ortalama 300 milyon dolar. Projeyle mevcut hastanelerinin bazıları kapatılacak. İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları ve Ankara Numune Hastanesi, bunlardan bazıları.

Sağlık Kentleri’nde hastaların ve personelin rahat etmesi için en ufak detaylar dahi planlanmış. Dış görünümde yeşil alanlar ile süs havuzlarına ağırlık verilen sağlık kentlerinin içinde, hastalar bir noktadan diğer bir noktaya yürüyen bantlar ve merdivenler ile ulaşırken, binalar arasındaki ulaşım ise golf araçları ile yapılacak. Sistemin tamamı otomasyon olacak. Hastanın laboratuar, röntgen gibi sonuçları doktorun bilgisayarında olacak. Tek kişilik, plazmalı, WC’li ve duşlu lüks odalarda yatacak hastaların refakatçileri için ise ayrı bölümler bulunacak. Doktorların odası ise muayenehanelerin içinde yer alacak, böylelikle hastanın doktoru bekleme süresi de azaltılmış olacak. Doktorların sağlık kampüsü içerisinde hızlı ulaşımı için ise cincır (kullanıcısının nereye gideceğini vücut hareketlerinden anlayan, 20 km hızla giden pilli araç) verilecek. Tesislerin çatısında heliport alanları yer alacak. Helikopterle getirilen hastalar çatıdan direkt ameliyathaneye veya yoğun bakım odalarına alınabilecek. Projede devlet başkanları için de tam teşekküllü özel VİP odalar bulunacak.

Aslında sistem sadece sağlık alanında değil. Devlet Planlama Teşkilatı tüm dünyada hızla yayılan ‘Kamu Özel Ortaklığı’ modeli üzerinde 2 yıldır çalışma yapıyor. Çalışmalar tamamlandığında ise model kanuna dönüştürülerek eğitimden enerjiye kadar devletin tüm birimlerinde uygulanacak. Bu model ile devlet eliyle 30 yılda yapılacak tesisler, 3 ila 5 yıl gibi çok kısa zaman dilimleri içerisinde tamamlanarak ekonominin de hızla büyümesi sağlanacak.

DEVLET HASTANELERİ DEVRE DIŞI BIRAKILIRSA KARŞI ÇIKARIZ(*)

Bu sistemde mevcut hastaneler ne olacak onu bilmiyoruz. Vatandaşın sağlık hizmetine erişimini kolaylaştıracak bu tür yapılanmalar olumlu olur. Ancak bizim tereddüdümüz devlet hastanelerinin devre dışı bırakılmasıysa biz bunun karşısındayız. Çünkü biz sendika olarak kamuda sağlık hizmetlerinin devam etmesini istiyoruz. Eğer burada devlet hastaneciliğinden vazgeçilecekse yavaş yavaş özel sektöre devredilme noktasında bir adımsa bunu doğru bulmuyoruz. Bir de bu çok ciddi bir yatırım. Vatandaş açısından sakıncası ulaşım yönünden olabilir. Ankara için konuşuyorum, 5 milyonluk nüfusu iki merkeze odaklandırmak ulaşım açısından sorun olabilir.

*Türk Sağlık-Sen Başkanı Önder Kahveci

Bu haber toplam 2014 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
ÜYE İŞLEMLERİ